Yılan ile Kertenkele: İki Komik Geveze!

Güncelleme tarihi: 11 Oca

Kitaptaki esprili ve gündelik diyaloglar sayesinde yüzünüzde kocaman bir gülümseme ile sayfaları çevireceğinize hiç şüphe yok!


Çöl sıcağında dikenli bir kaktüsün altında serinlemeye çalışırken soğuk bir bardak su kulağa nasıl geliyorsa iki iyi arkadaşın laf cambazlığı ve samimiyet dolu gevezeliklerine katılmak ve doyasıya gülmek de yaklaşan sıcaklarda sanırım size öyle gelecektir. Ödüllü yazar Yeni Zelandalı Joy Cowley’in Hayykitap’tan Nisan ayında yayımlanan son kitabı Yılan ile Kertenkele: İki Komik Geveze!’nin böylesine ferahlatıcı bir etkisi var. Son bir kaç günümü onların sıcak ve neşeli çöl topraklarında geçiriyorum ve bu durumdan nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Utanmasam onlarla birlikte yaptığım tüm gevezelikleri çevremdeki herkese tüm detayı ile anlatacağım ancak sonunda bugün sıramı savmaya ikna oldum. Sizi onlarla tanıştırıp aradan çekileceğim, maceralarının keyfini kendiniz çıkarın diye.


Diyalogların zenginliği kitabın bir değil tam iki tane ana karakterinin olmasındadır. Kitapta yer alan toplam 15 öyküden ilk ikisinin görevi karakterleri ve aralarındaki farklılıkları okuyucu ile buluşturmaktır. Her ikisi de --sürüngen olmalarına karşın-- birbirlerinden farklı vücut yapılarına, farklı damak tatlarına ve farklı yemek kültürlerine sahiptir. Ancak tüm farklılıklara rağmen okuyucu sımsıcak ve komik bir arkadaşlık öyküsü bekler. Öyküler, hayatın ve ilişkilerin merkezindeki farklılıkları olağan karşılayabilme ve bu farklılıkların varlığını görmezden gelmeden samimiyeti, sevgi ve arkadaşlığı yeşertip büyütebilme sorunsallarını içerir.



İki arkadaşın yolları kış uykularından yeni uyandıkları baharın ilk günlerinde kesişir. Yılan bulduğu yumuşak ve sıcak toprağa boylu boyunca uzandığı bir anda kertenkelenin homurdanmalarını duyar. Kertenkeleye göre ortada kapanmış-engellenmiş bir yol vardır ve sorumlusu da yılanın ta kendisidir çünkü “kuyruğu bütün yolu kaplıyor[dur].” Kertenkele’nin başlattığı Yılan’ın bir gövdesinin olup olmadığı tartışması yaşayacakları sayısız tartışmanın habercisi niteliğindedir. Kertenkeleye göre Yılan upuzun bir kuyruktan ibarettir çünkü ne ayakları ne de gövdesi vardır. Bacakları olmayan bir yaratığa ise asla güvenilemezdi. Yılanın cevabı hızlı ve iğneliyici olduğu kadar da komiktir: “Bak sen, kuyruk uzmanı mısın yoksa? Senin [kuyruğun] o kadar kısa ki bir tıslasam fıs diye sönecek.”


“Birlikte hayatlarının sonuna kadar çok mutlu yaşadılar” ezberinin alt metnini oluşturan benzerlik ve aynılık kavramları ile sürekli bir uzlaşma halinin aksine yazar Yılan ile Kertenkele’nin arkadaşlığının bir tartışma ile başladığının altını kitabın ilk cümlesinde çizer. Farklılıkların olduğu yerde tartışmanın kaçınılmaz olacağı ve bunun illa kötü bir durum olarak algılanmaması gerektiği hatta arkadaşlıkları daha da sağlamlaştıracağı hikayelerin ortak paydasıdır. Bu farklılıklar hem şahsına münhasır kişiliklerini hem de dostluklarını pekiştirir. Aynı eve taşınmaya karar verir, birlikte tehlikeli maceralara hatta ticarete bile atılırlar. Kendi sorunlarını en komik şekilde çözmekle kalmaz, çöldekilerin sorunlarına yardım edebilmek için bir yardım/danışma şirketi bile kurarlar.


Gavin Bishop’ın çizimleri her bir öyküyü ayrı ayrı renklendirirken kitabın bütününe apayrı bir tat katar. Özellikle Para hikayesinin sonundaki bozuk para resminin okuyucuya gözüken yüzünün boş çizilmesi okuyucuya (hangi ülkeden olursa olsun) kendi zihninde kendi para birimi ile tamamlama şansı veriyor olması açısından çok zekicedir. Cowley, çocukların kendilerini ve kendi dünyalarını onlar için yazılmış çocuk kitaplarında görmeleri gerektiğine inanır. Şiirsel Taş, yazarın bu dileğini İngilizce’den Türkçe’ye yaptığı çok başarılı bir çeviri ile Türk çocuk/genç okuyucusu için en güzel şekilde gerçekleştirir.


Daha fazla anlatmaya çabalamak nafile! Yüksek ses ve belki biraz canlandırma ile okursanız tadına doyamayacağınızdan eminim.


* Bu yazı, Radikal Kitap'ta Mayıs 2013 tarihinde yayınlanmıştır.

31 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör